TR  |  EN
DENEYİMSEL PAZARLAMANIN VE KAMPANYALARIN ÖNEMİ
06-11-2014
Deneyim kavramı 1982’de pazarlama alanına girmiş olmasına rağmen, tüketici davranışlarını anlamada önemli bir oldu olarak ancak günümüzde karşımıza çıkmaktadır. Son yılarda yapılan pek çok çalışmada, bu kavram ekonomik bir unsur ve pazarlamanın geleceği, olarak ele alınmaktadır.
 
21 yy boyunca pazarlama yöneticileri, pazarlama akademisyenleri klasik pazarlama disiplinini benimsemişler. Bu yaklaşım tüketicileri rasyonel karar alan, fayda odaklı bireyler olarak tanımlamış ve dar kapsamlı bir rekabet üzerine odaklanmıştır. Ancak günümüz tüketicisi rasyonel karar alan bireylerden çok duygusal karar alan bireylere dönüşmüştür. Tüketiciler işletmelerin onlara sağladığı ürün ya da hizmetin yalnızca fonksiyonel değeriyle ilgilenmekte, bu değerle beraber işletmelerin onlarda uyandırdıkları hoş duygulara ve hafızalarda, yaratıcıkları unutulmaz anılar gibi ek değerlerle de ilgilemektedirler. Modern pazarlamada, işletmeler müşterilerine bu ek değeri “deneyim “oluşturarak” sağlamaya çalışmaktadırlar.
 
Amerika’da ki son ekonomik krizden sonra ABD’li üreticilerin etekleri tutuşmuş çünkü insanlar artık alışveriş yapmayı kesmiş, hatta ellerinde ki mallardan da kurulup daha sade bir hayata geçiş yapmaya tercih etmeye başlamışlardır. Hayatı sadeleştirmenin kendilerini daha mutlu ettiklerini kendilerine zaman ayırıp kişisel deneyimler yaşamanın kendileri için daha haz verici olduğunu keşfetmişlerdir. İşte tamda burada üreticiler “Bu insanlar ne satın alırsa mutlu olurlar?” ile ilgilenmeye kendilerine bu soruyu sormaya başlamışlardır. Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan servis almak insan doğasına, mal almaktan daha faydalıdır. Yani bir ayakkabı yerine kutu oyunu, pahalı bir çanta yerine spor salonu üyeliği, araba yerine seyahat, ruj yerine sinema bileti, insanları daha mutlu ediyor! Bir tecrübe satın almak, kişiye daha yoğun ve uzun süreli bir tatmin sağlıyor. İnsanlar artık biriktirdikleri paraları yogaya seyahate harcıyor.
 
İşte tamda bu noktada çapraz kampanyaların önemi ortaya çıkmakta firmalar artık sattıkları her hangi bir ürünün yanında klasik promosyon ürünleri vermek yerine kişilere unutamayacakları deneyimler yaşatmayı tercih etmektedirler, çünkü günümüzde pazarlama alanında tren olan ve tüketiciyle marka arasında bağ kurduran şey klasik promosyon ürünler değil insanların yaşadıkları bu deneyimlerdir. İnsanlar artık aldıkları ürün karşılığında kendileri için bir deneyim yaşamayı tercih ediyorlar günümüzde bunun önemini fark eden yenilikçi ve büyük markalar artık ürünlerinin yanında insanlara kişisel deneyimler sunmaya başlamışlardır. Dünya da bunun birçok örneği bulunmakla beraber Türkiye de bu pazarlama stratejisi pazarda kendine yeni yeni yer bulmakla beraber her geçen gün büyük markaların tercihi olmaktadır. Artık markalar ürünlerinin yanında promosyon vermekten ziyade kampanyalar düzenlemeyi tercih etmektedirler. Böylece hem satışlarını arttırmayı hedeflemekte hem de tüketici ve marka arasında duygusal bir bağ oluşmasını sağlamaya çalışmaktadırlar.
 
Gelenekselci pazarlama anlayışı yerine deneyimsel pazarlamayı tercih eden markalar rakiplerine şimdiden fark atmış durumdalar.